25 Haziran 2010 Cuma

CV Yazma Sanatı:



157 Karakterde CV Yazma Sanatı: 1950'de doğdum. TBMM tarafından 11. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı seçildim. Bundan önce Başbakan, Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ve Milletvekiliydim

TSK'dan 'Çömelme' Açıklaması




Genelkurmay'ın, basın bilgilendirme toplantısında Başbakan Erdoğan ve Orgeneral Başbuğ'un tartışmalara neden olan çömelme fotoğraflarıyla ilgili açıklama yapıldı.



ÇÖMELME ASKERİ GEREKLİLİKTİ, KESKİN NİŞANCI OLABİLİRDİ"

Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreteri Tümgeneral Ferit Güler, "Gediktepe'yi ziyaret esnasında Başbakan ve komutanların, mevzilerde çömelme fotoğrafı" konusundaki soru üzerine, "Orası düzenli bir cephe mevzi değil, Türkiye-Irak sınır hattının tam üzerindedir. Sıfır hattıdır. Güneyi Irak'ın kuzeyidir, güneydeki arazi daha hakim bir arazidir. Her zaman bir kaç teröristin veya keskin nişancıların civarda bulunması mümkündür. Mevzilerde iken Türkiye Cumhuriyeti Başbakanını ve komutanlarını tehdide açık bir şekilde ayakta tutmak doğru bir hareket tarzı olmazdı. Kısacası bu askeri bir gerekliliktir" dedi.

ABD İLE İSTİHBARAT SÜRÜYOR

Genelkurmay Başkanlığı Karargahında yapılan basın bilgilendirme toplantısında terörle mücadele konusunda açıklamalarda bulunan Tümgeneral Kır, ABD ile istihbarat paylaşımı hakkında da bilgi verdi.

Türkiye ve ABD'nin terör örgütü PKK'yı ortak düşman ilan ettiğini anımsatan Tümgeneral Kır, iki ülke arasında 2007 yılının Kasım ayında başlayan istihbarat paylaşımının sağlıklı şekilde sürdürüldüğünü söyledi.

İstihbarat paylaşımında, esas istihbarat vasıtası olarak insansız hava aracı "Predatör"ün kullanıldığını ifade eden Tümgeneral Kır, "Predatör, belirlenen uçuş planlamasına göre Türk personelin kontrolünde kullanılmakta ve günde ortalama 15-16 saat görev yapmaktadır" dedi.

"Predatör"lerin, gözetleme yaparken 130 metre genişliğinde 130 metre uzunluğunda bir alanın görüldüğünü, bir seviye yaklaştırma yapıldığında ise bu uzunlukların 60 metre olduğunu anlatan Tümgeneral Kır, "Predatör'den alınan görüntüler, tarafımızdan gerçek zamanlı olarak izlenmekte, analiz edilmekte, değerlendirilmekte ve gerekli operasyonel faaliyetler icra edilmektedir" diye konuştu.

Tümgeneral Kır, özellikle hava koşulları nedeniyle "Predatör"lerin bazen kısıtlamalara uğradığına da dikkati çekti (Doğan Haber Ajansı)



http://www.haberler.com/tsk-dan-comelme-aciklamasi-2122588-haberi/

Eğer Kesire konuşursa Apo'nun tüm bağlantıları, ortaya çıkar. Ve Apo'nun söyleyecek bir şeyi kalmaz.


Bir dönem terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın sağ kolu olarak bilinen Avukat Hüseyin Yıldırım, yıllarca süren suskunluğunu Cihan Haber Ajansı'na bozdu. İsveç'te sığınmacı statüsünde yaşayan Yıldırım, bir tanıdığının evinde gerçekleşen ve dört saate yakın süren röportajda üzerindeki sır perdesi bugüne kadar aralanamayan birçok gizli kalmış olay, Diyarbakır Cezaevi'nde gördükleri işkenceleri, ve Öcalan'ın eşi Kesire hakkında bilinmeyenleri ilk kez anlattı…

Öcalan'la ilgili büyük bir güvensizlik içerisinde olduğunu da dile getiren Yıldırım, şunları aktardı: "Öcalan'ın derin devletle bağlantılarının olabileceğini düşünüyorum. Öcalan'ın tutuklanması, salıverilmesi var. Hatta bu konuda Uğur Mumcu buraya geldi, benimle görüşmek istedi rahmetli.O bu konuyu araştırıyordu. Bana göre de rahmetlinin öldürülmesinin nedeni budur. Öcalan'ın Kürt sorunuyla bir ilgisi, amacı, bir duygusu yok."

Yıldırım: "Dağa çıkan çocukların çoğunu tanıyorum. Bunlar boşuna dağa çıkmadı. Hasan Cemal'in "Kürtler" diy bir kitabı var. Orada, Diyarbakır Cezaevi'ni yaşayan Cemiloğlu var. Ne diyor; "Genç olsaydım dağa çıkardım." Bu, Diyarbakır'ı anlatan en güzel bir laftır. Ben bu olayların canlı şahidiyim, mahkemede "Ben Kürdüm" diyeni mahvediyorlardı. Cezaevlerinde bizleri sopalarla yürütüp, "Türkoğlu Türküm ben" diye bağırttırıyorlardı"



Yıldırım : " Eğer Kesire konuşursa Apo'nun tüm bağlantıları, ortaya çıkar. Ve Apo'nun söyleyecek bir şeyi kalmaz. Açıklananlardan sonra da Öcalan, Kürtlerin gözünde sıfıra iner" .

Kesire Öcalan'ın PKK'nın politikasını aynen sürdürmek istediğini belirten Yıldırım, "Biz bu politikaya karşıydık. Ama Kesire'nin hedefinde bir tek Öcalan vardı. Yani, "Öcalan gitsin, ben geleyim." Bu anlayışa karşı çıktık" dedi
Kesire Öcalan'ın APO ile evliliği konusuyla ilgili de açıklamalar yapan Yıldırım, "Kesire 'Bir çobanla evlenir, onunla evlenmezdim. Arkadaşlarımın baskısıyla oldu bu evlilik' şeklinde konuşuyordu" dedi.

Yıldırım APO-Kesire evliliği için, "Ama bu evlilik, sevgiye dayanan bir evlilik değildi, bu bir. İkincisi, Kesire'yi ortadan kaldırmak istemesinin sebebi; Kesire yakınlarındayken, amacını gerçekleştiremiyordu" şeklinde konuştu.

Bu kadar önemli bilgilere sahip olan Kesire Öcalan Kimdir? 21 Ekim 1951'de doğan Kesire Yıldırım, Elazığ'ın Karakoçan ilçesinde CHP'li olarak bilinen Yıldırım ailesinin en büyük kızıydı.

Kesire, Elazığ öğretmen Okulu'nu bitirdikten sonra 1973 yılında Karakoçan ilçesinde Yeni köy İlkokulu'unda kısa bir süre vekil öğretmenlik yapar. Daha sonra üniversite imtihanlarına girerek 1974 yılında Ankara üniversitesi basın yayın yüksek okulunu kazanır
Başta öcalan olmak üzere bir çok PKK yöneticisi Kesire Yıldırım'ın ayrılmasından sonra onu ‘'ajan'' ilan ettiler. Abdullah Öcalan'ın hakkında "ölüm kararı" çıkarttığı Kesire Öcalan'ın kimliğini değiştirdiği ve halen Avrupa'da farklı bir kimlikle yaşamayı sürdürdüğü biliniyor.


http://fotogaleri.haberler.com/kesire-ocalan-bilmecesi/resim-1/

22 Haziran 2010 Salı

İLHAN SELÇUK VEFAT ETTİ


Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Yönetim Kurulu Üyesi ve Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti (ZGC) Başkanı Derya Akbıyık, vefat eden Gazeteci-Yazar İlhan Selçuk'u unutmayacaklarını belirtti.

Akbıyık konuya ilişkin yazılı açıklamasında şunları ifade etti. ' Cumhuriyet'in ve Türk Basını'nın başı sağ olsun! Türkiye Cumhuriyeti, demokrasi, insan hak ve özgürlüklerinin savunucusu, eğilmeyen, bükülmeyen kalemini, çok değerli bir gazeteciyi yitirmenin üzüntüsünü yaşıyor. Basınımızın, ulusumuzun başı sağ olsun.

Laik ve demokratik Cumhuriyet'in savunucusu önder gazetecilerden Cumhuriyet Gazetesi'nin imtiyaz sahibi, başyazarı İlhan Selçuk'un (85) vefatının derin üzüntüsü içerisindeyiz. Yazdığı, düşündüğü, ezilenlerin safında yerini aldığı için darbelerde gözaltına alınan, sorgulanan, işkence gören ancak çağdaş Türkiye çizgisinden, demokrasiden asla ödün vermeyen İlhan Selçuk'un yaşamını yitirmesi Türk basını için büyük kayıp olmuştur.

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Merkez Başkanı, Yönetim Kurulu ve Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti (ZGC) Genel Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri olarak, basınımıza uzun yıllar hizmet veren, önderlik eden gazeteci İlhan Selçuk'a Tanrı'dan rahmet, geride kalan ailesine, yakınlarına, Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarına, Türk basın camiasına ve gazeteci dostlarına başsağlığı diliyoruz. '

İlhan Selçuk KİMDİR?

1925 yılında Aydın'da doğan İlhan Selçuk, Cumhuriyet Gazetesi başyazarlığını yapıyordu. Pazartesi hariç, haftanın 6 günü yayımlanan Pencere köşesini yazan İlhan Selçuk, aynı zamanda gazetenin yayın kurulu başkanlığını yapıyordu. 1950'de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Avukatlık, matbaacılık, dergi ve gazetelerde yazı işleri müdürlüğü yaptı. İlk yazıları 1952 yılında 41 Buçuk isimli mizah dergisinde çıktı. 1963'den günümüze Cumhuriyet gazetesinde makale yazarlığını sürdürüyordu.
http://www.degisimmedya.com/degisim.php?sub=arsiv&id=62264

12 Haziran 2010 Cumartesi

Fener'in Bursaspor şoku KPSS'de!


Fenerbahçe'nin ligin son maçında şampiyonluğu kaçırması KPSS deneme sınavlarında soru oldu!
Fenerbahçe'nin ligin son maçında Trabzonspor'la 1-1 berabere kalarak şampiyonluğu kaçırması KPSS deneme sınavlarında soru oldu!

Bazı dershanelerce sınavlarda, "Büyük sevinç yaşayıp ardından şampiyonluğu Bursaspor'a kaptıran Fenerbahçe taraftarının 'Şampiyon olmamamız aslında iyi oldu. 4 büyükler dışında birinin şampiyon olması lige hareket getirir' demesi psikoanalitik yaklaşıma göre hangi savunma mekanizmasıdır?" sorusu soruldu. Sorunun yanıtı cevap anahtarında 'Bahane bulma' olarak açıklandı.


http://www.internethaber.com/fenerin-bursaspor-soku-kpssde-260304h.htm

Guinness Rekorlar Kitabı’na ‘Dünyanın En Yüksek Katılımlı Kitap Okuma Etkinliği’ ile gireceğiz


Gençler tarafından kurulan ‘Düşün Taşın Derneği’olarak bizler, 13 Haziran Pazar günü önemli bir rekor denemesine ev sahipliği yapacağız. Geçen yıl başlattığımız ‘Kitap Okuma Günleri” projesinin 38’inci etkinliği Ali Sami Yen Stadyumu’nda 20 bin kişinin aynı anda kitap okumasıyla gerçekleşecek.

70 haftadan beri İstanbul’un farklı mekânlarında bir araya gelerek, T.C.Cumhurbaşkanımızın değerli eşleri Sayın Hayrunisa Gül Hanımefendi’nin himayelerinde yürüttüğümüz projeyi 2014 yılına kadar devam ettirmeyi planlıyoruz. Amacımız, Türkiye’deki kitap okuma oranını arttırmak.

Guinness rekoruna aday olan etkinliğimizin provası 1305 kişinin katılımıyla 21 Şubat 2010 tarihinde gerçekleşti. Guinness Rekorlar Kitabı’na ‘Dünyanın En Yüksek Katılımlı Kitap Okuma Etkinliği’ ile girmek için başvuruda bulunduğumuz etkinliğimiz
T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde hayata geçecek.

Ali Sami Yen Stadyumu'nda rekor için bir araya gelecek olan kitap gönüllülerinin yanlarında getirdikleri 20 bin kitap, talepte bulunan ve ihtiyacı olan 20 farklı şehre gönderilecek.
Bu özel rekorun yaşanacağı etkinlikte siz değerli takipçilerimizi de aramızda görmek istiyoruz.



OKUMAYAN KALMASIN DİYEBİLMEK İÇİN…

YER: Ali Sami Yen Stadyumu

TARİH: 13 Haziran 2010 Pazar

SAAT: 09:30 – 12:00

Program Akışı:

9:30-10:30 Katılımcıların Stadyuma Alınması

10:30-11:00 Rekor Hazırlıklarının Kontrollerinin Yapılması

11:00-11:15 Açılış ve Protokol Konuşmaları

11:15-11:45 Kitap Okuma Rekor Denemesi

12:00 Kapanış

http://www.facebook.com/profile.php?id=702284460#!/event.php?eid=132032060141098&ref=mf
internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.