
20’li yaşlarında kendi işlerini kurmaya başlayan genç girişimciler bir kulüpte birleşti. 21 üyeli Young CEO Club’da birbirinden farklı sektörler temsil ediliyor. Kulüp üyeleri kendi aralarında iş paslaşması yapıyor, gerektiğinde ofislerini kullanıyorlar. Kısaca birbirlerine destek oluyorlar. Young CEO Club’ın en önemli amaçlarından biri de üniversite öğrencilerine, geleceğin girişimcilerine destek olmak.
Young CEO Club 2009 yılının Mart ayında kulüp, kurucusu Ömer Nart’ın, çevresindeki birkaç girişimciyi bir araya getiremesiyle oluşmuş. Daha sonra kulübe gelenler tanıdıkları genç CEO’ları çağırarak kulübü genişletmişler. Üyelerden Nurettin Özdoğan birşeyler üretmeye çalışan gençler olduklarını ve bu yüzden de birbirlerini çok yakından tanıdıklarını söylüyor: "Yüz yüze tanışmasak da çalışmaları internetten takip ediyorduk. Ortak arkadaşlar sayesinde kulüp büyüdü. Aynı zorluklardan, aşamalardan geçtiğimiz için bir araya geldiğimizde birbirimizi tanıyor gibiydik." Aralarındaki dayanışmanın çok iyi düzeyde olduğunu belirten Young CEO Club Başkanı Ömer Nart birbirlerinin ofislerini kullandıklarını, iş paslaşmaları yaptıklarını söylüyor. Zaten bunlar da kulübün kuruluşunun amaçları arasında yer alıyormuş. Kulübü oluşturan genç CEO’lar farklı sektörlerden geliyor. Teknoloji, gıda, turizm... "Başkası yapacağına bizim grubumuzdan biri yapsın ve o para kazansın" diyerek birlikte çalışan kulüp üyeleri Young CEO Club çatısı altında birileriyle tanışmanın daha kolay olduğunu söylüyorlar.
Bu oluşumun bir sivil toplum hareketi olduğunu belirten Nart, farklı platformlarda girişimciliği anlattıklarını söylüyor: "Sosyal sorumluluğumuzu göstermek için para veremeyiz, şu aşamada bizim de kaynağa ihtiyacımız var. Biz da üniversitelerde paneller yapıyoruz. 35 yaşında biri üniversiteye gidip birşeyler yaptığını söylediği zaman, öğrenci, 35 yaşıma geldiğimde ben de birşeyler yapmış olurum diye düşünüyor. Ama ’Arkadaşlar alttan 6 tane dersim var’ diyerek konuşmaya başladığımda -ki bu gerçek-, o zaman kendisine daha yakın hissediyor. Bu adam yapmışsa ben de yapabilirim diye düşünüyor."
En büyükleri 26 yaşında
Kulüp eylül ayında ’CEO Talks’ etkinlikleri başlamış. Bu toplantılarda büyük patronlardan kendilerine tecrübe aktarımı amaçlanmış. Bir de Young CEO Talks etkinliği var. Üniversitelerde yaptıkları panellere Young CEO Talks adı veriyorlar ve gençlere know-how aktarımında bulunuyorlar. İşsizlik oranı gençler arasında yüzde 21’den yüzde 28’e yükseldi diyen Nart, istihdam oluşturan bir gençlik organizasyonu olduklarını söylüyor. Nart, 17 yıl boyunca hep teori öğreniyoruz diyor. "Pratik hemen hemen hiç yok gibi. Girişimci aileye sahip değilsek o cesaret de olmuyor. Büyüklerimizden olabildiğince bilgi paylaşımı alabilmek ve gençlere girişimcilik konusunda cesaret vermek için çalışıyoruz." Şu anda kulübün en küçük üyesi 1986 doğumlu, en büyüğü de 1983’lü. Hepsi 20’li yaşlarda. Vurguladıkları nokta da bu yaşlar. 10 sene sonra 30’larına geldiklerinde yerlerini başka genç CEO’lara bırakacaklarını söyleyen üyeler çalışmalarına mentor olarak devam edeceklerini belirtiyorlar.
Unvanlar çok önemli
Üyelerden Ömer Ekinci Türkiye’de unvanların çok önemli olduğunu söylüyor. "CEO olmak kolay değil, kartvizitine her CEO yazan CEO değil ama ilgi görmesi için böyle unvanlar gerekiyor. Öğrencilerin çoğu girişimciliğin ne olduğunu bilmiyor. Anadolu’da birçok öğrencinin KPSS’den başka umudu yok." Bütün üyelerin toplamda 400-450’ye yakın istihdam barındırdıklarını belirten Ekinci Türkiye’de girişimci olmanın çok kolay olmadığını söylüyor: "Genç bir çocuk idealist bir şekilde onu bunu yapacağım dediğinde oğlum deli olma sınavlarına gir, devletin bir kurumuna yerleş, aman riske girme diyor aileler. Biz gençlerle bir plan yapıyoruz. Bir blog aç, mail adresi al, burada bilgi paylaş, kartvizit bastır, gittiğin her yerde önemli kişilere bunu dağıt diyoruz. Kartvizitin sana telefon olarak dönmesi 1 sene. Başlarda reklam, tanıtım yapamıyorsun, bu nedenle başlangıçlar çok zor dönemler oluyor."
Kadın girişimci yok
Kulüpteki herkes erkek. 20’li yaşlarda kadın girişimci olmadığını ya da kendilerine denk gelmediğini belirten üyeler bunun aslında Türkiye’nin sorunu olduğunu söylüyorlar. Türkiye’de 80 bin kadın girişimci olduğunu belirten Nihat İpekçi, bunların 40 bin tanesinin eş dost teşvikiyle birşeyler yapmaya çalıştığını vurguluyor. Ekinci ise bunun ataerkil bir toplum olmamızla ilgisi olduğunu söylüyor. "Ailede erkek çalışır mantığı var. Devlet aslında kadın girişimcilere 100 bin TL hibe desteği veriyor. Kadının da kendisine güvenmesi lazım. Erkeklerde evlendikten sonra girişimcilik azalıyor. Evde bakması gereken eşi çocuğu oluyor ve risk almak istemiyor. 20-30 yaş aralığında da sermaye yok, destek yok. Üniversiteden mezun olan biri önce aileye çarpıyor, aileyi geçti diyelim sermayeye çarpıyor, sermayeyi geçtiğinde şirketi kurup tutturmaya çalışıyor. Bunlardan bir tanesi ters gitse ben bir şirkete gireyim çalışayım, para biriktireyim diyor."
15 bin lira batırdım
Ömer Nart’ın ilk girişimi bir dergi projesiymiş. Kuşe kağıda 350 sayfalık bir dergi yapmışlar. 2 sayı çıkarmışlar ve 15 bin lira para batırılmış. Bu olaydan sonra da daha kar odaklı şeyler yapması gerektiğini anlamış. Ömer Ekinci ise mecburi girişimci. Üniversiteyle birlikte iş hayatına atılan Ekinci mutlaka kurumsal şirket deneyimin gerektiğine inanıyor. "Oradaki disiplin, burun sürtünmesi yaşanmazsa sonrasında çok büyük problemler çıkar." Ekinci, babasının ürettiği araç yazıcılarını satıyormuş. O dönemlerde satış beceresinin ve çevresinin olmadığını söyleyen Ekinci, başlarda 35 metrekarelik bir ofiste müşteri aradığını, şimdi ise 40 kişiye istihdam sağladığını belirtiyor: "Sekreterimiz yoktu, telefon ettiklerinde önce sekreter gibi konuşuyordum sonra sesimi değiştiriyordum. Aynı şekilde teslimatı da kendim yapıyordum, ürünü teslim ettiğimde Ömer Bey’in selamı var diyerek kartımı takdim ediyordum." Sadık Kocabaşa ise 4 yaşındayken ekmek satmaya başlamış. Yazlık evlerinin yakınlarında fırın yokmuş, bu nedenle fırına karton kutuyla giderek ekmekleri toplu olarak alıyormuş. Daha sonra da üstüne kar payı koyarak yazlıklarının çevresindeki evlere ekmekleri satıyormuş. Nihat İpekçi ise marangozcu bir aileden geliyormuş. Dede, baba, amcalar, abi herkes marangozmuş. Ailesi İpekçi’yi de marangoz yapmak istemiş ve atölyeye göndermiş. İpekçi çeşitli sakarlıklar yaparak kendini kovdurmuş ve yapmak istediği işle ilgilenmeye başlamış, tasarımcı olmuş.
Para en son iş
Kulüp üyelerinin geleceğin genç ceo’larına öğütleri ise şöyle: "Akıllarında birşey varsa yapacağım demesinler, -yor ekiyle konuştuğunuzda anı yaşarsınız ve harekete geçersiniz. Para en son iş, bundan kesinlikle eminiz. Proje ve çevre paradan daha güçlü. Çevre edindiğiniz zaman neyin nereden geldiği belli olmuyor." 2006 yılında New York’a gitmeseydim Young CEO Club olmayacaktı diyen Nart, orada biriyle tanıştığını ve buraya geldiklerinde o kişinin kendisini diğer girişimcilerle bir araya getirdiğini ve kulübün de böyle doğduğunu söylüyor.
Çoğu hálá öğrenci
18 kişilik Young CEO Club’ın 12 üyesi hala öğrenci. Üniversitede alttan 6 dersi olduğunu söyleyen Nart bu derslerden 4’ünün finallerine giremediği için kalmış. Zaman yönetildiğinde zor olmuyor diyen Nart 5 saat uyuduğunu belirtiyor. "19 saatinizi iyi değerlendirdiğinizde herşeyi yönetebiliyorsunuz. Pazar akşamından programınızı hazırladığınızda herşey düzgün işliyor."
Kulüpte kimler var?
Ömer Nart, Nihat İpekçi (Keops Medya), Nurettin Özdoğan (Kariyergenç) Samet Ensar Sarı (Dekatlon Buzz), Faruk Bilgin (avukat) Abdülkadir Karagöz (Chocnette), Bulut Bağcı (Genç Turizmciler), Mustafa Dağdeviren, Esat Aköz (Subway), Selim Çavuş (Waynat), Sadık Kocabaşa (Sunumax), Güçlü Gökozan (Buldumbuldum), Mesut Karakaş (Cube Ajans), Ramazan Kanmaz (Visconti), Hakan Korkmaz (Objektif TV), Ömer Üner (One Dergisi), Ömer Ekinci (Desnet Yazılım), Cemil Erol (Uniişbul), Ömer Cürgül (Verimor Telekom), Fatih Demir (tish-o), Mustafa Alpay (Cepkod)